Değerli Basın mensupları

29 Ekim 1923’te Cumhuriyetin ilanı ile tamamlanan 4 yıl 5 ay 14 gün süren büyük mücadele; 15 Mayıs 1919 da İzmir’e çıkartma yapan, Yunan ordusunun seçkin askerlerinden oluşan işgalci Efzon Alayı askerlerine, Kordonboyu’nda “Burayı Yunan’a vermeyeceğiz. Vermek isteyen kuvvetle paylaşacak kozumuz var. Böyle ellerini sallaya sallaya giremezler” sözleriyle ilk kurşunu sıkarak milli mücadele meşalesinin tutuşması için ilk kıvılcımı çakan Milli Mücadelenin Ulubatlı Hasan’ı gazeteci Hasan Tahsin’in bu kutlu davanın ilk şehidi oluşuyla başladı.

Milli Mücadelenin Ulubatlı Hasan’ı gazeteci Hasan Tahsin’in ilk kurşunu sıkışı ve şahadet şerbetini içmesi Anadolu da kelimenin tam anlamı ile “kelebek etkisi” oluşturdu.

Edward N. Lorenz’in “Kelebek etkisi” teorisi Türk direnişini başlatan ilk kurşunu atan Hasan Tahsin’in şahsında ete kemiğe büründü.

Seçkin askerlerinden oluşan işgalci Efzon Alayı askerlerine, Hiç beklemedikleri anda sıkılan bu kurşundan sadece 1 gün sonra 16 Mayıs 1919 da Mustafa Kemal Paşa dünyanın ve düşmanların öngöremediği Anadolu direnişini başlatmak üzere Bandırma Vapuru ile İstanbul’dan Samsun’a hareket etti.

Milli Mücadelenin Ulubatlı Hasan’ı gazeteci Hasan Tahsin milli direnişin simgesi oldu. Yunan işgaline karşı efeleri bir araya getiren buluşmada Demirci Mehmet Efe; “Bir genç düşmana ilk kurşunu sıkmış, bundan sonrası bize düşer!” demişti.

15 Mayıs 1919 da Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi’nin “ Bugün sabahın erken saatlerinde İzmir, Yunanlılar tarafından işgal edilmiştir. Bu tecavüze karşı hareketsiz kalmak, din ve devlete ihanettir, İstiklal aşkı, vatan sevgisi hassasiyet şuurumuz ile kalbimizdeki iman ile mücadelemizin sonunda zaferi kazanacağız. Bu uğurda canını verenler şehit, kalanlar gazilerdir. Bu mutlak olarak cihad-ı mukaddestir.” Fetvası ve Milli Mücadelenin Ulubatlı Hasan’ı Hasan Tahsin’in bu kutlu davanın ilk şehidi olmasının 100. Yıl dönümünde “Yüzyıllık vefa, yüzyıllık farkındalık” sloganıyla Cumhuriyetin müjdecilerine bir saygı duruşu olarak başlattığımız “100 YÜZÜNCÜ YIL” projemizi paylaşmak üzere bir aradayız.

İzmirli Gazeteci Hasan Tahsin’in Milli mücadelenin ilk şehidi oluşunun 100. yıl dönümünde sizlerle birlikte olmamızın çok anlamlı bir amacı var.

Kuruluşun, Dirilişin ve Kurtuluşun Şehri Bilecik’in TBMM’nin açılışının 100. Yılında Meclisteki temsilcisi olarak; Gazi Meclisimizde, Milli mücadelenin başlamasının 100. Yıl dönümünde Konfederasyon kuruluşlarını tamamlamak üzere buluşan Şehit Aileleri ve Gazileri Federasyon Başkanlarımız ve onlara bağlı dernek başkanlarımızı ağırlıyoruz. Bu özel projeyi sizlerle paylaşırken bizi yalnız bırakmayan Diyarbakır Milletvekilimiz Oya Erolat’a teşekkür ediyorum.

Vefa Görme ve hatırlanmayı Tanpınar Selam Olsun şiirinde “adımızı soran, arayan var mı?” Âşık Veysel “Dostlar beni hatırlasın” Yunus Emre “Bilmeyen ne bilsin bizi, bilenlere selam olsun” dizeleriyle hatırlatıyor.

TBMM’nin açılışının 100. Yılında görev alan milletvekilleri olarak Bize düşen 29 Ekim 1923’te Cumhuriyetin ilanı ile tamamlanan 4 yıl 5 ay 14 gün süren milli mücadeleyi verenlere “arayanınız da var, soranınız da var” diyebilmektir.

Şahadetinin 100. Yılında Hasan Tahsin’in şahsında tüm şehitlerimizin ruhlarını şad ettirecek şu sözü gönül rahatlığı ile söyleyebilirim. “Böyle ellerini sallaya sallaya giremediler. Senin şehit olduğun kordonboyu’nda 9 Eylül 1922 de denize döküldüler. İşgalci Efzon Alayı’nın adı 15 Temmuzda feto kalkışması,  Güneydoğu Anadolu da PKK oldu. Bugün Gazi Meclisimizde toplanan bu güzide topluluk, her biri birer Hasan Tahsin ailesinden gelen bu insanlar var olduğu müddetçe 2023, 2053 ve 2071 hedeflerine güvenle yürümeye devam ediyoruz”

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın 2023 hedefleri doğrultusunda var gücümüzle çalışıyoruz.

2023’te gerçekleşecek olan 100. yıl kutlamalarının tabandan tavana toplumun tüm kesimlerince sahiplenilmesi amacıyla 4 yıl 5 ay 14 gün süren milli mücadeleye yön veren isimlerin, mezarlarının durumunun tespit edilmesinden, soylarından gelen isimlerin buluşturulmasına varana kadar özgün çalışmalara imza atmaya hazırlanıyoruz.

“Yüzyıllık vefa, yüzyıllık farkındalık” anlayışıyla Cumhuriyetin müjdecileri “100 YÜZÜNCÜ YIL” projesiyle Sukut Suikastından kurtuluyor.

Sivas kongresinin en genç delegesi 18 yaşındaki Tıbbiyeli Hikmet’ten, TBMM kürsüsüne Puşide-i Siyah’ın örtülmesine, katledilen Bilecik Müftüsü Mehmet Nuri Efendi’den, 4 yıl 5 ay 14 gün süren milli mücadele içerisinde değişim ve dönüşüme vesile olmasına karşın tarihin tozlu raflarına sıkışmış, kişi ve gelişmeler hak ettiği değeri görsün diye çalışıyoruz.

“Bir mıh bir nal, bir nal bir at, bir at bir kahraman, bir kahraman bir ordu, bir ordu bir ülke kurtarır.” anlayışıyla 4 yıl 5 ay 14 gün süren milli mücadelenin her bir parçasının vazgeçilmezliğinin bilinci ile çalışıyoruz.