Proje Adı:

MİLLİ MÜCADELE’Yİ CUMHURİYET’E TAŞIYAN ÖNCÜLERE; YÜZ YILLIK VEFA, YÜZ YILLIK FARKINDALIK PROJESİ İLE “SÛKUT SUIKASTİ” BİTSİN, “MARİFETİN İLTİFATI” YERİNİ BULSUN…

Proje Amacı:

Bildiğimizi sandığımız tarih, sadece nasıl bittiğini bildiğimiz tarihtir. Meselenin özüne ulaşıp, yüreğimizde hissedebilmek için öykünün en başına gitmemiz gerektiği inancı ile yüzyıllık vefa, yüzyıllık farkındalık projesiyle, yaptıkları fedakarlık ve gayretlerini anmayı bile ihmal ettiğimiz, yani “SÛKUT SUIKASTİ” yaptığımız yerel kahramanlara hak ettikleri değeri göstererek tarihin tozlu raflarında zayi olmaları önlensin “MARİFETİN İLTİFATI” yerini bulsun istedik.

19 Mayıs’ta Samsun’da başlayıp 4 Eylül’de Sivas’ta devam eden; Milli Mücadele’yi Cumhuriyet’e taşıyan yüzüncü yıllar silsilesi kutlamaları sonuç odaklı gerçekleşti.

Milli Mücadele’yi Cumhuriyet’e taşıyan öncülere; “yüz yıllık vefa, yüz yıllık farkındalık” projesi ile “neden-sonuç” ilişkisi üzerinden farkındalıkları artırarak bilinirliğin ve sahiplenmenin tabana yayılması öncelikli amaç olarak belirlendi.

Erzurum ve Sivas Kongreleri’nde Delege ve Anadolu şehirlerinde Müdafa-i Hukuk Cemiyetlerinin kuruluşunda öncü rolü üstlenen isimlerin yani kelimenin tam anlamı ile Milli Mücadele’nin Cumhuriyet’e taşınmasında önemli roller üstlenmelerine karşın tarihin tozlu raflarına sıkışıp kalan, akademik çevreler dışında değer verme adına ihmal edilen, Muallim Naci’nin edebi ve ebedi beyit ’indeki “müşterisiz meta zayidir” sözünü doğrulatırcasına “zayi” edilmiş, mezarları kaybolmuş, isimleri telaffuz edilmez olmuş yerel kahramanlarımız var. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın mısralarıyla bu yerel kahramanlara “arayanınız da var, soranınız da var” diyebilmek, bu projenin öncelikli amacıdır.
1071 Malazgirt Zaferi’yle bizlere bugünkü vatanımızı Türkiyemizi armağan eden, Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan’ın mezarının nerede olduğu ne yazık ki tam olarak bilinmiyor…

Sultan Alparslan’ın mezarının akıbetini Cumhuriyeti borçlu olduğumuz milli mücadelenin mimarı olarak anılan isimlerin mezarlarında yaşamamak gayesiyle öncelikle Erzurum ve Sivas Kongreleri’ne Delege olarak katılan isimlerle, Balıkesir, Bilecik ve Bursa başta olmak üzere Müdafa-i Hukuk Cemiyetlerinin kurucularının ve Milli Mücadele’nin ilklerine imza atan isimlerin mezarlarının durumu üzerine saha çalışması yaparak, fotoğraflandırma, ailelerinin elinde bulunan dokümanlar üzerinden envanter oluşturulması, kurucu isimlerinin cadde, sosyal tesis veya kültür merkezlerinde adlarının yaşatılması, adlarına ödül töreni ve yarışmalar yapılıp, panel ve sempozyumlarda anılmaları, , soylarından gelen akrabalarının tespit edilmesi, farkındalık çalışmalarına imza atılması.

Proje Konusu:

23 Nisan 1920 de TBMM açılışına katılan, 24 Nisanda Mustafa Kemal Paşa’yı meclis başkanı seçen, 25 Nisan da sabah namazının ardından geçirdiği kalp krizi sonrası vefat eden, TBMM tutanaklarına meclis çalışmalarına 15 dakika ara verilmesi, cenazesine katılacak milletvekilleri ve meclis başkanının göndereceği taziye telgrafıyla giren Burdur Mebusu İsmail Hulusi Efendi’nin mezarı defnedildiği Hacı Bayram Veli Cami yanındaki mezarlık üzerinde 60 ihtilalı sonrası vesayetçi zihniyetçe yapılan meydan genişletme çalışması sonrası kayboldu.

23 Nisan 1920 de TBMM’nin açılışından 2 gün sonra vefat eden Burdur Mebusu İsmail Hulusi Efendi’ye temsili mezar kazandırılması ve meydan genişletme gerekçesiyle mezarını kaybedenlerin ayıbına ortak olmamak fikri bu projenin ilham kaynağı oldu.

30 Ekim 1918 de imzalanan Mondros Mütarekesi’nden, 3 Mayıs 1920 TBMM’de meclis başkanlığında çalışacak ilk “İcra Heyeti Vekillerinin” seçilip 5 Mayıs 1920 de ilk toplantısını yaptığı güne kadar geçen süreçte; milli mücadelenin taşıyıcı kolonlarını oluşturan Müdafa-i Hukuk Cemiyetlerinin Kurucularıyla Erzurum ve Sivas Kongreleri’nde Delege olarak katılan isimlerin faaliyetleri üzerine arşiv çalışmaları yapıp, mezar yerlerinin tespit edilmesi, ailelerinden gelen nesillerin bulunması, isimlerinin cadde, sosyal tesis veya kültür merkezlerinde yaşatılması, adlarına ödül töreni ve yarışmalar yapılıp, panel, sempozyum gibi bilimsel çalışmalarla anılmaları ve tüm bu çalışmaların yayına dönüştürülmesi projenin ana konusudur.

Türkiye Cumhuriyetinin 100. kuruluş yılı olan 2023’e bizleri taşıyacak milli mücadelenin yüzüncü yıllar silsilesinin farkındalığını artırmak…

Tarihe “Sütçü İmam” olayı olarak geçen 31 Ekim 2019 da 100. yılı kutlanacak olan törenlerde Şehit Çakmakçı Sait ile darp edilen Gaffar Kabuloğlu Osman ve Darül Muallimin öğrencisi Taha’yı unutturmamak, onların soylarından gelen isimleri de bu gurura ortak etmek, konuyla ilgili olarak farkındalıkları artırmak…

TBMM’nin açılışını engellemek üzere Şeyhülislâm Dürrizâde’nin yayınlanan fetvaya karşı fetva olarak yayınlanan Ankara fetvasına imza atan 55 Anadolu uleması arasında yer alan, Milli mücadelenin destek görmesinde yaptığı vaazlarıyla halkı harekete geçiren Bilecik Müftüsü Şehit Mehmet Nuri Efendi’nin şahsında milli mücadele ve din adamlarının etkisini 100. yılda gündeme taşıyarak farkındalık oluşturmak…

“İşgal edilen memleket halkının silaha sarılması dinî bir görevdir” sözleriyle 15 Mayıs 1919 da yunan işgaline karşı cihat çağrısı yapan Müftü Ahmet Hulusi Efendi’yi, Atatürk’ün Gençliğe Hitabe ’sinin esin kaynağı olan, Sivas kongresinde “MANDA” tartışmalarına son noktanın konup “Ya istiklâl, ya ölüm.” Kararının alınmasını sağlayan Sivas kongresinin en genç üyesi 18 yaşındaki Balıkesirli Tıbbiyeli Hikmet’i, İrade-i Milliye Gazetesi’nin 22 yaşındaki genç yazı işleri müdürü Selahattin Ulusalerk gibi milli mücadele içerisinde ilk’lere imza atan, gelişmelerin seyrini değiştiren kahramanları tarihin tozlu raflarına sıkışıp kalmaktan kurtarmak projenin ana konusudur.

Milli mücadele içerisinde pek çok kadın kahramanın adını bir çırpıda sayarken, Kasım 2019 da kuruluşunun 100. yılında Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti ve başkanı Melek Reşit hanımı anmamak “SÛKUT SUIKASTİ” olurdu. Bu gerekçeyle Anadolu kadınları Müdafaa-i Vatan cemiyetinin kuruluşunun 100. yıl dönümünde BACIBEY HAYME ANA Ödülleri sahipleri Melek Reşit Hanım ve yol arkadaşları adına bulacak.

TBMM kürsüsüne Puşide-i Siyah isimli örtünün örtülmesinin 100. yılında bu örtünün anlamını ve işgal edilen pek çok şehir varken neden Bursa için böyle bir karar alındığını tüm Türkiye’ye anlatmak…

27 Aralık 2019 Mustafa Kemal Paşanın Ankara’ya gelişinin 100. yıl dönümü. Resmen olmasa da Ankara’nın fiilen başkent oluşunun 100. yıl dönümü. Bu gerekçe ile Türkiye cumhuriyetinin kurucu, kadim ve ebedi başkentinde 940 yıllık Anadolu Türk Tarihinde kurucu ve kadim başkentlik yapan şehirleri “Başkentler Buluşuyor” sloganıyla buluşturmak…